Türkiye piyasasında riskler arttı
Merkez Menkul Değerler tarafından hazırlanan "Risklerin gölgesinde yeni bir haftaya başlarken..." başlıklı bültende Türkiye piyasaları için risklerin daha da arttığı dile getirildi.
Bültende şu konulara temas edildi;
"Yurtiçi makro ve mikro gelişmelerin yanında siyasi gelişmelerin risk primini artırdığı ortamda, yurtdışında artan petrol fiyatlarının enflasyonist kaygıları artırması Türkiye’nin daha yüksek maliyetlere katlanmasına neden oldu.
Geçtiğimiz haftanın ikinci yarısında oluşan baskının ardından gelinen seviyeleri kısa vadeli potansiyel bölgeler olarak nitelendirirken, haftanın son işlem gününde bankaların kredi kartlarına yönelik faizlerin düşürülmesi gibi bazı önemli düzenlemelerin mecliste görüşülmesi ve petroldeki değer kaybının oldukça kısa sürede sona ererek yönün yükselişe geçmesi özellikle Türk hisse marketinde risk primini bir miktar daha artırmış durumda.
Ulusal endekste Mart’08’de başlayan düşüşte etkili olan faktörler: AKP hakkındaki kapatma davası, artan petrol fiyatları, yurtiçi ve dışında yükselen enflasyon, TCMB’nin faiz artırması, bankacılık sektöründe artan sermaye ihtiyacı, IMF ile ilişkilerin ne yönde devam edeceği konusundaki belirsizlik, Anayasa Mahkemesi’nin türban konusunu karara bağlamasında tarihin yaklaşması…
Önceki haftalık analizimizde de belirttiğimiz üzere Anayasa Mahkemesi’nin türban konusundaki kararı haziran ayının ilk haftasında netleşecek olması, beklediğimiz kısa vadeli tepkinin söz konusu tarihe kadar gecikmesine neden olabilir.
Son haftalarda endeksin gerilemesinde büyük pay sahibi olan bankacılık sektörüne yönelik yeni olumsuz haberlerin gelmemesi şartıyla, türban konusunda açıklanacak karar sonrası endekste 42.000-42.500 bandına yönelik kısa vadeli atak beklentimizi halen koruyoruz.
Ancak yatırım vadesinde bir adim öteye gittiğimizde özellikle IMF konusunda yaşanan belirsizliğin, AKP hakkında olası bir kapatma kararı alınması ile artacak siyasi belirsizliklerle birleştirdiğimizde Türkiye için kredi notu indirimi ihtimalinin hiç de uzak olmadığını düşünüyoruz.
En kötü senaryoların bile belli oranda fiyatlara dahil olduğu İMKB için mevcut seviyeler cazibesi yaratmakla birlikte, ilerleyen aylara yönelik risklerin (erken seçim, not indirimi, enflasyondaki yükselisin sürmesi vb.) devam ediyor olması nedeniyle söz konusu cazibenin kısa vadeyle sinirli kalması olasılığı yüksek görülmektedir.